Prematüre Bebek Bakımı

Türkiye’nin ilk “Prematüre Bebek Bakımı” kitabı ailelere hem rehber hem umut olacak

Prematüre Bebek Ebeveyn Danışmanı ve Eğitmeni İnci Candemir’in kaleme aldığı “Prematüre Bebek Bakımı” kitabı Philips Avent’in katkılarıyla Destek Yayınları’ndan çıktı. Alanında bir ilk olan bu 250 sayfalık zengin kaynak, her yıl Türkiye’de doğan 150 bin prematüre bebeğin ailesine ışık tutacak. 17 Kasım Dünya Prematüre Bebek Farkındalık Günü vesilesiyle okuyucuyla buluşan kitapta, 25 farklı uzmanın görüşlerine ve ebeveynlere kılavuzluk edecek bilgilere yer veriliyor.

Prematüre doğmuş ve bugün 9 yaşında sağlıklı bir çocuğun annesi olan İnci Candemir, prematüre bebeklere verilen tıbbi hizmet kadar, süreçte sıkıntı yaşayan ailelere rehberlik edilmesinin de hayati önem taşıdığını belirterek şunları söyledi:

“Bugüne dek ne yazık ki ülkemizde prematüre bebek sahibi ebeveynlere destek sağlayabilecek bir kaynak bulunmuyordu. Oğlumu umutla ve sağlıkla büyütürken prematüre bebek ailelerine ışık tutmaya da gönül verdim. Bu kitabımı, yenidoğan yoğun bakım uzmanından psikologa, çocuk hekiminden konuşma terapistine farklı unvanlardan 25 değerli isimle görüşerek hazırladım. Anne babalara yol gösteren, çare sunan ve ümit aşılayan bir kaynak olmasını diliyorum.”

Dünyada her 10 bebekten 1’i erken doğuyor

Dünyada hamileliklerin yüzde 11’i, yani her 10 doğumdan 1’i prematüre doğum ile sonuçlanıyor ve 37’nci haftadan önce doğan bebekleri çeşitli sağlık riskleri bekliyor. Erken doğum ile sonuçlanan hamilelikler annede bedensel ve ruhsal travmalara sebep oluyor. Kuvözdeki bebeğinden uzak kalan anne, yaşadığı belirsizlik nedeniyle korku, çaresizlik ve suçluluk gibi baş edilmesi güç duygularla karşı karşıya kalıyor. Hastaneden taburcu olan bebeğin beslenmesi ve bakımı gibi birçok soru karşısında yaşanan bilgi eksikliği ise ebeveynin kaygılarını artırıyor.

Uzman görüşleri ve ailelerin deneyimleri birarada

Kitabında bu yaygın meseleyi çok yönlü olarak değerlendiren Candemir, yenidoğan yoğun bakım uzmanı, psikolog, kadın doğum uzmanı, nörolog, çocuk hekimi, fizyoterapist ve konuşma terapisti gibi unvanlardan toplam 25 uzmanın görüş ve yönlendirmelerine yer veriyor.

Kitapta prematüre doğan bebeğin Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde desteklenmesi için Aile Merkezli Bakım Uygulaması ve ebeveynlere süreçte düşen görevler anlatılıyor. Prematüre bebeğin eve taburcu olduktan sonra beslenmesi, temel bakımı ve gelişimi gibi önemli konular bu başucu kitabında kapsamlı olarak yer alıyor.

Kitapta ayrıca 9 prematüre bebek ailesinin deneyimleri de birinci ağızdan okuyucularla paylaşılıyor.

İnci Candemir kimdir?

24 haftalık ve 670 gram olarak doğan prematüre bir bebeğin annesi olarak 2008 yılında geçirdiği dönüşüm sonrası benzer bir deneyim yaşayan başka ailelere destek olmaya gönül verdi. ABD Minnesota Üniversitesi’nde Prematüre Bebek Ebeveyn Danışmanlığı ve Eğitmenliği programını tamamladı. Türkiye’de bu mesleğin ilk ve tek temsilcisi olarak PBED merkezini kurarak ailelere rehberlik etmeye başladı.

Destek Yayınları’ndan çıkan ‘670 Gram ile Hayata Tutunmak’ adlı ilk kitabında ileri derecede prematüre olarak dünyaya gelen oğlunun deneyimlerini başka ailelere umut olması için paylaştı. 2014 yılından bu yana Marmara Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Yoğun Ünitesinde prematüre bebek anneleri için başlattığı PBED eğitimlerini veriyor.

2017 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Yenidoğan Yoğun Bakım Aile Danışmanlığı Sertifikalı Eğitim Programı Eğitim Bilim Komisyonu üyesi olarak görev yapıyor.

Daha fazla bilgi için www.pbed.net ziyaret edebilirsiniz.

Prematüre Bebek Bakımı kitabı hakkında ne dediler ?

Anne babalığa doğru umutlu bir yolculuk başlar her gebelikte. Dokuz ay sürmesi beklenen bu yolculuğun daha kısa sürede doğumla noktalanması her zaman büyük bir şoktur. Anne babalar çok minik, çok hassas doğan bebeklerini günlerce, haftalarca, bazen aylarca kucaklarına alamazlar. İnci Candemir bu yollardan bizzat kendisi geçmiş bir anne. Prematüre Bebek Bakımı kitabında birçok uzman ve ailenin kapısını çalmış. Kitabında doğum, yenidoğan ve çocuk hekimlerini, yenidoğan hemşirelerini ve prematüre ailelerini bir araya getirmiş. Değişik bakış açılarından prematüreye kendini adamış uzmanların görüşleri sorular-yanıtlar şeklinde harmanlanmış. Prematüreye dokunma, onu anlama, rahatlatma, besleme teknikleri detaylı bir şekilde anlatılmış; görsellerle anlaşılır kılınmış. Yoğun bakım ebeveyni olarak nasıl davranılması gerektiğini anlatmış.

Kitapta da belirtildiği gibi erken doğanın ebeveyni olmanın zorluğu ancak yaşanınca anlaşılacak delirtici bir durum. Bu kitap prematüre ailelerinin ellerinden düşüremeyecekleri çok değerli bir kılavuz.

Dr. Gülnihal Şarman, Yenidoğan ve Çocuk Hastalıkları Uzmanı

Zordur prematüre ailesi olmak… Henüz evdeki odası hazır değilken gelen o mini minnacık canı, camlar arkasına koyarlar yeni odası niyetine. Siz ömrünüzü vermeye hazırken “Dokunursam zarar verir miyim?” endişesi ile bir güzel haber için hemşirelerin gözüne bakar durursunuz. Çok dile getirmeseniz de “Acaba ben bir hata mı yaptım? Neden hazır değilken geldi dünyaya?” diye içten içe kendinizi yersiniz. Her nefesiniz dua olur. Yalnızlık hissi sarar, sadece siz ve eşiniz vardır bu kadar korkan sonraki günün getireceklerinden.

İşte İnci’nin kitabı, bu yalnızlığında anne babalara bir nefes, bir dua gibi. İyi ki yazdın bu kitabı İnci’ciğim, eline, yüreğine sağlık…

30. haftada doğan Duru’nun annesi Seçil Fida

Prematüre annelerinin başucu kitabı bu resmen! Böyle başka bir kaynak Türkiye’de hiç görmedim. Bence bütün yoğun bakım ünitelerine standlar

kurulup satışı yapılmalı. Diğer kitabınızı ben bulamamıştım. Çok kıymetli bir iş yapıyorsunuz, ne olur emeğinizin heba olmasına izin vermeyin. Çok reklam yapsınlar her yere ulaşsın. Sizden haberi olmayan o kadar çok insan var ki ve prematüre annesi olup hiçbir şeyden haberi olmayan… Ben bunun için şükrediyorum. Ne desem bilemiyorum Allah razı olsun sizden. Ağlayarak, gülümseyerek duygu karmaşası içinde okudum tamamını. Güzel yüreğinize sağlık.

27 haftalık Yusuf Kadir Sarıyer bebeğin annesi Nazlı Necla Öztürk

Sevgi ve saygılarımızla,


670 gram ile Hayata Tutunmak

2013 yılında Destek Yayınlarından çıkan ‘670 gram ile Hayata Tutunmak’ adlı kitabımda prematüre doğan oğlumun deneyimlerini başkalarına umut olması için paylaştım.
Kitabı edinmek isterseniz lütfen bize ulaşın.

Kitap için ne dediler?


Doç. Dr. Nazan Baykan

Şimdi kitabınızı bitirdim, hiç ara vermeden 3 saate okudum.Çok duygulandım,akıcı ve yüreğe dokunan bir dil kullanmışsınız.Allah ailenizi birbirinize bağışlasın.Sevgiyle kalın…

Doç. Dr. Nazan BaykanDoktor
Cemal Battal

Kitabı bayramın 2.günü elime aldım ve son günü sabahında kitap bitti.Ama ne kitap! Öncelikle yaşanmış bir hikaye olması inanılmaz.Bunu Hollywood filmi olarak izlesem ‘’amma abartmışlar’’ derim.Ama resmen gerçek hikaye… %100 Kitabın içinde herkesin alacağı dersler var. Hayatının bir anda nasıl değişeceğini gösteriyor mesela… Bazen ne kadar güçlü, bazen ne kadar çaresiz olduğumuzu anlatıyor. Göremesek de,anlamsak da çevremizde aslında birçok kanatsız melek olduğunu hissettiriyor… Anneliğe anlatıyor ve babalığı da… Uzakta olmanın zorluğunu da, yakınında olup zorlukları yaşamanın baskısını da hissettiriyor… Ve en önemlisi bazen kızdığımız o çocukları yaşamanın baskısını da hissettiriyor… 670 gram ile Hayata Tutunmak… Sizin de hayata daha çok tutunmanızı sağlayacak… Ha bir de… Müthiş bir; ‘’duvara çivi çaktırarak saatin yerine asılması’’ macerası sizi bekliyor.

Cemal BattalYazar ve Kültür Ünv. Öğretim Görevlisi
Uzm. Dr. Ayşe Sokullu

İnsana umut veren, çözümsüz sorun yoktur hissini yürekten hissettiren bir kitap.Kitabı hem de metafizikle, ruh-beden-zihin üçlemesiyle, anda kalma ile ilgilenen bir meraklı gözüyle okudum. Umarım pek çok başka göz de kendi gözlükleri ile okur ve yararlanır. Sabrın, emeğin ve sevginin nelerin üstesinden gelebileceğini sunan yaşamdan gerçek bir kesit.

Uzm. Dr. Ayşe SokulluDoktor
Uzm. Psikolog Büşra Çatalay

Elimizden bırakmak istemediğimiz çok az kitapla tanışırız, o kitabı bulduğumuzda da kendi hayat serüvenimizle örtüşecek noktalar bulmamızdır bizi kitaptan ayıramayan… Ve işte o kitaplar bir iz bırakır hayatımızda.Kendi içimize dönerek sevgi ve huzuru tekrar anlamlandırabilmemizi sağlar.

Uzm. Psikolog Büşra ÇatalayPsikolog